Modern Süt Sığırlarında Fertiliteyi Geliştirmek İçin Stratejiler
Özet
21. yüzyılın yüksek verimli süt sığırları laktasyon sırasında subfertildir. Amaçlarımız; karakterize fizyolojik periyotları sınırlayıcı reprodüktif performansı ve gebelik oranlarını geliştirmek için bütünleştirilmiş yönetim stratejilerini açıklamaktır. Normal yeniden meydana gelen östrüs siklusu ile birlikte ovarian aktivite ve fertilitenin yenilenmesi, azaltılmış periparturient metabolik ve reprodüktif düzensizlik ile ilgili ilk amacımızdır. Enerji dengesindeki gözeçarpan negatif değişiklikler ve azalmış immunokompetans(bağışıklık yeteneği),gonadotropik ve metabolik hormonlardan etkilenir. Harekete geçirilen ovarium inaktivitesi, arttırılmış uterus involüsyonu ile ilgilidir. Gebelik öncesi ve sonrasında by-pass lipitlerle zenginleştirilmiş doymamış yağ asitleriyle beslenmiş olanlarda, post-partum sağlık ve reprodüktif performans gelişmiştir. Birincil amacımız için daha en uygun dölleme zamanı programlarının geliştirilmesi amacıyla folikülün farmasötik kontrolü, CL ve uterus fonksiyonu ile PGF, GnRH ve intravajinal progesteron salgılatıcı eklenmesine izin verilmiştir. Aynı şekilde, birleştirilmiş gebe olmayan sığırların yeniden senkronize edilmesi ile erken gebelik teşhisi için ultrasonun kullanımı, gebe kalmadığının teşhisi konulmuş olanların 3 gün içinde ikinci kez tohumlaması için fırsat sağlar. Bovine somatotropin(bST) artışı;embriyo gelişimi ve embriyo canlılığı,bir dölleme zamanı veya östrusta olduğu tespit edilmiş sığırlar ile bağlantılıdır.Gelişmiş gebelik oranlarına,nutrasötiklere(nutraceuticals:doymamış yağ asitleri;by-pass lipitlerin içindeki eicosapentaenoic ve docosahexaenoic asit gibi) ve bST’ye yanıtta;genlerin ve proteinlerin endometrial ifadesi,başka bir kavramın varlığıdır.Progesterondaki postovulatuar artış,laktasyondaki sütçü sığırların hedeflenen populasyonlarındaki gebelik oranını arttırmalı ama zamanlama ve progesteron artışının büyüklüğü farmasötikliğe bağlıdır.
1.Giriş
Modern yüksek üretici, yaygın üretim sistemleri altında yönetilmiş olan Kuzey Amerika’daki laktasyondaki sütçü sığırlar subfertildir.Fertilitedeki kötüye gidiş için sebepler,süt üretimindeki bir artış ile tamamiyle birleştirilmemiş ve multifaktöriyeldir.Epidemiyolojik çalışmalar gösterir ki,reprodüktif hastalıklar(plasentanın tutulması,metritis ve ovaryum kistleri vb…) veya buzalığama sezonu gibi diğer faktörler;sözü geçen reprodüktif performansta süt ürünlerinden nispeten daha önemlidir.Bununla birlikte,açıkça laktasyon,fizyolojik bir süreç olarak,laktasyonda olmayan düvelerin düşük reprodüktif oranıyla ilgili olarak kıyaslanmıştır.Sürü deneyimi düşük gebelik oranı,akla yatan bir sığırın donanımı ve düşük sağlık,immun sisteme gölge düşmesi gibi yönetim eksikliği,östrusun gözlemlenmesi ve/veya tespit edilmesindeki zayıflık,uzayan anovulasyon periyotları,düşük gebe kalma oranları ve artan erken veya geç embriyonik ölümler ile karşılaşmalıdır.Daha yüksek verimli sığırlar genelde en sağlıklı sığırlardır.