Τετάρτη 28 Ιουλίου 2010
RUMEN DUVARINDAN GLİKOZ EMİLİMİ VE LAKTİK ASİDOZ
Cengiz ATAŞOĞLU1 İsmail Yaman YURTMAN1
Glikoz, rumene giren karbonhidratların uçucu yağ asitlerine dönüşümü sırasında açığa çıkan bir ara ürün niteliğinde
olup, normal yemleme koşulları altındaki rumen glikoz konsantrasyonu gayet düşüktür (0.7 mmol/L). Buna karşın,
enerjice zengin yemleme koşulları altında rumen glikoz konsantrasyonu önemli düzeyde artmaktadır (12 mmol/L). Bu
koşullar altında rumende açığa çıkan glikoz rumen epitelyumunda yer alan ve glikoz taşınmasından sorumlu “Sodyuma
bağlı Glikoz Taşıyıcısı-1” (SGLT-1) aracılığı ile rumen lumeninden kana taşınmaktadır. Rumen epitelyumundan glikoz
emilimi ruminant hayvanın enerji metabolizmasını olumlu yönde etkilemesinin yanında, enerjice zengin yemleme
koşulları altında şekillenen ve hayvan sağlığı-refahını olumsuz yönde etkileyen laktik asidoz riskini azaltıcı bir özelliğe
de sahiptir. Rumen epitelyumunda yer alan SGLT-1 aktivitesinin kontrolüne ait mekanizmaların aydınlatılmasına yönelik
olarak yapılan çalışmalardan elde edilen bulgular, SGLT-1 aktivitesinin bazı önemli metabolik hormon(lar) (epinefrin)
tarafından düzenlendiğini ortaya koymaktadır. SGLT-1 aktivitesinin kontrolünde endokrinal mekanizmalarının yanı sıra,
epitelyumun kan yönünde yer alan ve glikoza duyarlı algılayıcı bir mekanizmanın da etkili olabileceği diğer bazı
araştırmalar sonucunda tespit edilmiştir. SGLT-1 aktivitesinin kontrolünde rol oynayan metabolik hormonlar ve
substratlar konusunda gelecekte yapılacak olan çalışmalar, ciddi düzeylerde ekonomik kayıplara neden olan laktik
asidoz sorununun çözümüne katkı sağlayarak ruminantlara dayalı üretim sektörünü olumlu yönde etkileyecek
potansiyele sahiptir.
Anahtar Kelimeler: rumen, glikoz, SGLT-1, laktik asidoz, substrat, hormon
Glucose Absorption from the Rumen and Lactic Acidosis
The concentration of intraruminal glucose, which is an intermediate in the breakdown of carbohydrates into volatile fatty
acids, is quite low under conventional feeding conditions (0.7 mmol/L). On the other hand, intraruminal glucose
concentration rises to significant levels under energy rich feeding conditions (12 mmol/L). Under such conditions,
glucose which appears during carbohydrate fermentation in the rumen is taken up by Sodium-dependent Glucose
Transporter-1 from the rumen side to blood. Glucose transport from the rumen via SGLT-1 not only affects the energy
metabolism of ruminant animals but also counteracts the risk of lactic acidosis, which often occurs under energy rich
feeding conditions and which causes considerable health-welfare problems in ruminants. The studies that were
undertaken to elucidate regulatory mechanisms of ruminal SGLT-1 demonstrated that SGLT-1 can be regulated by
hormone(s) (epinephrine). In addition to the regulatory effect of endocrinal system, some studies also indicated
Τρίτη 22 Ιουνίου 2010
SÜT SIĞIRLARINDA VERİM ÜZERİNE ETKİLİ BAZI İKLİMSEL STRES FAKTÖRLERİ
Savaş Atasever Hüseyin Erdem Ertuğrul Kul
O.M.Ü. Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü, Samsun
Özet:İklimsel çevre süt sığırlarında süt verimi, üreme performansı ve metabolizmayı olumsuz yönde etkileyebilen önemli
bir faktördür. Yüksek verimli sığırlar besin madde tüketiminde ve meme bezlerine kan akışında büyük oranda azalmaya
yol açan iklimsel stres koşullarına daha duyarlıdırlar. Özellikle yüksek sıcaklık ve bağıl nem, süt sığırlarında davranışsal
ve fiziksel değişimlere yol açabilmektedir. Süt sığırları için optimum çevre koşulları; orta derecede solar radyasyon, 5-8
km/saat rüzgar hızı, 13-18 oC sıcaklık ve %60-70 oransal nem olarak nitelendirilebilir.
Bu makalede bazı yaygın iklimsel stres faktörleri, verim üzerine etkileri ve bu etkilerin önlenebilme olanakları üzerinde
durulmuştur.
Anahtar Kelimeler: İklimsel stres, verim, süt sığırı.
Some Climatic Stress Factors Effective on Yield in Dairy Cows
Abstract:The climatic environment is a major factor that can negatively effects milk production, reproductive
performance and metabolism of dairy cows. High producing cows are more sensitive to climatic stres conditions that
cause reducing a large amount of nutritient intake and a decreasing in blood flow to the mammary gland. Especially,
high temperature and relative humidity can cause in behavioral and physical changes in dairy cows. Optimum
environmental conditions for dairy cows can be qualified as moderate solar radiation, 5-8 km/h air velocity, the ambient
temperature range of 13-18 oC and the relative humidity range of 60-70%.
In this review, some prevalent climatic stress factors, their effects on yield and possibilities to prevent their intensity
were discussed
Key Words: Climatic stress, yield, dairy cow.
1.GİRİŞ
Hayvancılıktan elde edilen geliri ekonomik sınırlar
içinde artırabilmek için, iklim etmenlerinin
hayvancılıkla ilişkisini iyi anlamak ve
Τετάρτη 2 Ιουνίου 2010
Laktasyondaki Süt Ineklerinde Beslemenin Metabolik Hastalıklar Üzerindeki Etkisi
Charles C. Stallings
Sütçülük Bilimi Profesörü
Virginia Tech. Üniversitesi
Blacksburg, Virginia USA
Buzagılamanın hem öncesi, hem de sonrasındaki besleme uygulamaları, laktasyondaki
süt ineklerinin saglıgını etkileyebilir. Metabolik hastalıklar, genellikle, yem alımının
sınırlı oldugu ve süt veriminin hızla arttıgı ilk laktasyon haftalarında bas gösterir. Rumen
asidozu ve abomasum deplasmanı gibi bazı metabolik hastalıklarsa, rasyodaki
dengesizliklere baglı olarak laktasyonun daha ileri haftalarında da ortaya çıkabilir.
Ayrıca, birçok metabolik hastalık birbiriyle iliskili olup bunlardan birinin ortaya çıkması
digerlerini de tetikleyebilir. En yaygın görülen hastalıklar, metabolik sebepleri ve
beslemeyle olan iliskileriyle birlikte asagıda tanımlanmıstır:
Yatalak Sığır (The downer cow)
Süt hummasına yakalanmış fakat başarılı sağıtım yapılmamış hayvanlar “yatalak sığırlar” (downer cows) olarak adlandırılır. Bu hayvanlar tez canlı görünür, isterler fakat arka ayakları felçli olduğundan ayağa kalkabilmeleri mümkün değildir. Bazıları ön ayakları üzerine kalkarak, sürünerek yürümeye çalışır. Yatalak sığır sendromu metabolik hastalıklardan farklı değildir. Sadece doğum felcinin devamı olan bir durumdur.
Hayvanın 4-6 saat kadar yatalak kalması bile, sert zemine temas eden vücut kısımlarında kan dolaşımı engellendiğinden, kas çürümelerine (işemik nekroz) ve sinirlerde iltihaba yol açar. Kan enzim profilinin ölçülmesi sonucu serum glutamik oxalo transaminase (GOT) ve creatine phosphokinase (CPK) gibi enzimlerin yıkıma uğramış kas hücrelerinden kana geçmesi ile yükseldiği görülür. İdrarda pozitif myoglobin reaksiyonunun görülmesi hastalığın ilerlemiş halini yansıtır ve böyle hayvanın iyileşmesi mümkün değildir. Doğum travması sonucu siyatik sinirin tahribi sonucu felç gelişebilir. Hayvanın ani düşmesi ile leğen kemiği kırılmış olabilir. En sonunda hayvanda meme ve döl yatağı iltihapları gelişir.
Εγγραφή σε:
Αναρτήσεις (Atom)




