Παρασκευή, 30 Απριλίου 2010

SÜTÇÜ INEKLERDE SICAKLIK STRESININ DÖL VERIMI ÜZERINE ETKISI

Özet: Bu derlemede; yaz aylarında sütçü ineklerde artıs gösteren infertilitede
etkili olan sıcaklık stresinin döl verimi üzerine olan olumsuz etkileri, etki etme sekilleri
ve bu olumsuz etkileri azaltmanın yolları tartısılmaktadır.
Anahtar kelimeler: inek, sıcaklık stresi, döl verimi

Giris
Sıcaklık stresi yazın son aylarında tohumlanan sütçü ineklerdeki düsük
fertilitenin önemli sebeplerinin basında gelmektedir (1, 2, 4). Kıs aylarıyla
karsılastırıldıgında yaz döneminde gebelik oranları % 20–30 oranında azalmaktadır (3).
Yaz aylarında östrusun tam tespit edilememesine baglı olarak ilk tohumlama süresinde
uzama ve gebelik oranlarında süreklilik gösteren bir düsüs görülmektedir (1, 3).
Yılın sıcak aylarında görülen infertilite olgusunun etkisi, ineklerin sıcaga maruz
kalmadıkları sonbaharda da devam etmektedir (9). Bu olumsuzlugun
yaz aylarındaki
stresin 40–50 gün sonra geliserek dominant follikül haline gelecek olan antral folliküller
üzerindeki etkisine baglı olabilecegi ileri sürülmektedir

Ineklerin reprodüktif parametrelerine sıcaklık stresinin etkisi: Sıcaklık
stresindeki ineklerde östrusun siddeti ve süresinin bazı çalısmalarda (8,18) düsük; diger
bazı çalısmalarda (10) degismedigi belirtilmistir. Bu çalısmaların hepsi göz önüne
alındıgında sıcaklık stresinin östrusun süresi ve siddetinde azalmaya neden oldugu
gözlenmektedir. Örnegin yazın motor aktivitelerde ve östrusun diger belirtilerinde
azalma olmakta ve anöstrus olguları ile sakin ovülasyon oranında artıs olmaktadır (1, 8,9)
Bu faktörler yaz aylarında tohumlama sayısında bir azalmaya ve gebelikle
sonlanmayan tohumlama sayısında artısa neden olmaktadır

Sıcaklık stresinin hipotalamo-hipofizo-ovaryal eksen (axis) üzerine etkisi:
Sıcaklık stresinin periferdeki LH konsantrasyonu üzerindeki etkisi düzenli degildir.
Bazı arastırmacılar (5, 8) perifer konsantrasyonunun degismedigini ileri sürmelerine
karsın; bazıları (2) konsantrasyonun arttıgını ileri sürmüslerdir. Bunun yanında bazı
arastırmacılar (6, 16) sıcaklık stresi sonucu perifer LH konsantrasyonunun düstügünü
amplitüt ve salınım sıklıgında düsüs oldugunu ileri sürmekteler. Sıcaklık stresindeki
ineklerde degil (5, 8) ama; düvelerde (2) endojen LH salınımında düsüs oldugu
bildirilmis ancak sebebi henüz ortaya konulamamıstır. Plazma östradiol konsantrasyonu
düsük olan ineklerde GnRH ile uyarılan preovülatorik plazma LH ve tonik LH salınımı
azalmıstır. Bu azalmanın plazma östradiol konsantrasyonunun yüksek oldugu ineklerde
görülmemis olması; bu farklılıgın preovülatorik östradiol düzeylerine baglı olabilecegi
görüsünü hâkim kılmıstır (6).
Yaz aylarında plazma inhibin konsantrasyonlarının sıcaklık stresindeki ineklerde
ve Hindistan’daki siklik mandalarda daha düsük olması, bu hormonun büyük bir
kısmının küçük ve orta büyüklükteki folliküllerden salındıgından dolayı muhtemelen
follikülogenezisin yetersizligini yansıtmaktadır. Sıcaklık stresindeki ineklerin, GnRH
uygulamasına ragmen sıcaklıga maruz kalmamıs olan kontrol grubuna göre daha düsük
FSH salınımına sahip oldukları bildirilmistir

Bazı çalısmalar (2) sıcaklık stresinden dolayı LH düzeyinde düsüs oldugunu ve
dominant folliküllerin yetersiz LH sartlarında gelistigini bunun sonucunda
folliküllerden yeterli miktarda östradiol salgılanmadıgını bildirmektedir. Gözlenen bu
düsük östradiol düzeyine baglı olarak dıs östrus semptomları belirgin olarak
gözlemlenemeyeceginden ve tohumlanmalar zamanında gerçeklesemeyeceginden;
düsük fertilite problemi ortaya çıkabilecegi bildirilmektedir (13). Sıcaklık stresindeki
süt ineklerinde plazma östradiol konsantrasyonları düsüktür. Bu etki belirlenen
dominant follikülün küçüklügü ve LH konsantrasyonunun düsüklügü ile uyumludur

Bazı arastırmacılar (15) sıcaklık stresinin plazma progesteron düzeyi üzerine
etkisi olmadıgını ancak luteolizisin geciktigini ileri sürmektedirler. Diger
arastırmacıların bazıları (2); yaz aylarında bu hormonun konsantrasyonun arttıgını bir
kısmı ise azaldıgını (10, 18) ya da degismedigini (7, 13) ileri sürmüslerdir. Bu
farklılıkların kan progesteron konsantrasyonlarını etkileyen ve kontrol edilemeyen
faktörlerden kaynaklanabilecegi bildirilmektedir. Örnegin sıcaklıgın tipi (akut veya
kronik) ve farklı tipte konsantre yem alımları kan progesteron konsantrasyonunu
etkileyerek bu degisimlerin sebebinin tam olarak anlasılmamasına neden olmaktadır.
Plazma progesteron konsantrasyonları luteal dokuda üretim oranı ile hepatik
metabolizma oranına baglıdır ve bunların her ikiside konsantre yem alımındaki
degisimlerden etkilenebilmektedir. Bir önceki siklusun luteal dönemindeki düsük
plazma progesteron konsantrasyonu gebelikle sonuçlanacak sonraki siklusun folliküler

gelisimini baskılayarak anormal oosit olgunlasmasına, buna baglı olarakta erken
embriyonik ölümlere yol açabilmektedir (2). Aynı sekilde gebeligin sekillendigi
östrustaki düsük plazma progesteron konsantrayonları, önemli implantasyon
problemlerine neden olabilmektedir. Gebeligin olustugu siklustaki progesteron
hormonun önemi embriyonik gelisime olan hayati katkısına baglı oldugu ve geciken
korpus luteumun implantasyon bozukluklarının görülme oranını artırdıgı
bildirilmektedir (12). Bununla beraber tohumlama sonrası endojen progesteron
kaynagını desteklemek amacıyla dısardan verilen progesteron hormonun gebelik
oranları üzerinde çok farklı etkileri oldugu belirtilmektedir

Sıcaklık stresinin GnRH salgılanmasını inhibe ederek LH sekresyonunu azaltan
yüksek miktarda kortikosteroit salgılanmasına sebep oldugu iddia edilmektedir (2,6).
Yapılmıs ayrıntılı bir çalısmada (6) plazma östradiol düzeyi düsük olan ineklerde
sıcaklık stresinin gonadotropinleri daha çok inhibe ettigi bildirilmistir. Baska bir deyisle
gonadotropin sekresyonunu kontrol eden nöroendokrin mekanizma; plazma östradiol
konsantrasyonu düsük oldugu durumlarda sıcaklık stresine daha da duyarlıdır. Sıcaklık
stresinin ovaryum üzerine direkt etki ederek ovaryumların gonadotrop hormonlar
tarafından uyarılma kabiliyetini azalttıgı seklinde de bir görüs mevcuttur

Sıcaklık stresinin gamet ve embriyolara etkisi: Son yıllardaki bulgular oosit
gelisiminin ısıya duyarlı oldugunu göstermektedir. Sıcaklık stresinin fertilite üzerine
etkisinin, direkt ovaryumda artan yüksek ısının oosit kalitesi üzerine olan olumsuz
etkisine baglı olabilecegi bildirilmektedir (2, 14).
Sıcaklık stresine maruz kalmıs ineklerin uterus ortamı normal sartlardan farklı
bir sekil almıstır. Artan genel vücut ısısından dolayı uterusa gelen kan akımında bir
azalma ve buna baglı olarak uterin ısıda artıs sekillenmektedir. Gelisen bu degisimler

tohumlamadan sonra fertilizasyon oranını düsürmekte, embriyonik gelisimi sınırlamakta
ve erken embriyonik ölümleri artırarak infertiliteye neden olmaktadır (3). Bu yüksek
çevre ısısı implantasyon öncesi embriyo gelisimini olumsuz etkilemekte, ancak bu etki
embriyo büyüdükçe azalmaktadır. Aynı zamanda bu dönemde sıcaklık stresi uterusun
endometriumundan salgılanan prostaglandin salınımına yol açarak prematüre
luteolizise, buna baglı olarak ta embriyonik ölümlere neden olmaktadır. Bu nedenle
sıcaklık stresindeki ineklerde çogunlukla 42. günden önce erken embriyonik ölümler
sekillendigi bildirilmistir

Sıcaklık stresinin follikül gelisim üzerine etkisi: Sıcaklık stresi follikül
seleksiyonunu geciktirmekte, folliküler dalgaları uzatmakta ve buna baglı olarakta
oositin kalitesi ile folliküler steroidogenezis üzerine olumsuz etkilere neden olmaktadır.
Sıcaklık stresi dominant follikülün etkinlik derecesini azaltarak daha çok orta
büyüklükte folliküllerin olusmasına yol açmaktadır. Bu nedenle preovülatorik follikülün
dominantlık dönemi yaz aylarında uzamaktadır

Sıcaklık stresi ve enerji dengesi: Süt sıgırcılıgı isletmelerinde postpartum
periyotta küçük çaplı dominant folliküllere ve düsük LH salınımına yol açan sıcaklık
stresi ile konsantre yem alımı, laktasyon dönemi, süt üretimi ve enerji dengesi arasında
bir iliski mevcuttur. Bu tür isletmelerde anovülasyonun temel nedenlerinden birisi
özellikle erken postpartum dönemde uzun süren enerji dengesizligidir. Çünkü sıcaklık
stresindeki ineklerde yem alımında belirgin bir düsüs görülür (4, 9). Bu enerji
dengesizligi plazma insülin, glikoz ve IGF-I konsantrasyonlarında düsüse ve GH ile
doymamıs yag asitleri konsantrasyonunda artısa yol açmaktadır ki bütün bu metabolik
faktörler reprodüksiyonu etkileyebilmektedir

Kıs aylarıyla karsılastırıldıgında yaz aylarında plazma insülin, IGF-I ve glikoz
konsantrasyonları daha düsüktür. Bu düsüklük muhtemelen azalan yem alımına ve artan
negatif enerji dengesine baglıdır (3, 11). insülinin folliküllerin gelisimi ve oosit kalitesi
üzerine olumlu etkisi bulunmakta ve bu olayların sekillenmesi için insüline ihtiyaç
duyulmaktadır. Gerek IGF-I ve gerekse glikoz folliküler gelisim ile embriyonun
implantasyonu için gerekli olan uyarıcı faktörlerdir (2). Aynı sekilde ovaryel
dinamiklerde glikozun önemli bir rolü mevcuttur. Glikozun varlıgı LH salınımının
düzenlenmesinde direk etkili oldugu, ciddi hipoglisemi olgularında pulsatil LH
salınımının düstügü ve ovülasyonun engellendigi bildirilmektedir

Sıcaklık stresinin fertilite üzerindeki olumsuz etkisini azaltmanın yolları

Sıcaklıgın kontrolü: Yaz aylarında dogum-tekrar gebe kalma süresini artıran
faktörlerden biriside östrusun tespit edilememesidir. Kuyruk boyaları, sıcaklıga duyarlı
aletler, basınca duyarlı transüderler ve pedometerlerin kullanılması östrusun tespitini
kolaylastırıp fertiliteyi arttırabilmektedir (1).
Sıcaklık stresinin fertilite üzerine olan olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla yaz
aylarında gölgeliklerin kullanılması, fan, yagmurlama ve klima sistemleri gibi
serinleticiler içeren çesitli yöntemler gelistirilmistir (1). Bunlardan en yaygın
kullanılanları inegi ıslatarak (yagmurlama) ya da serin hava üflettiren sistemlerdir. Her
ne kadar bu sistemlerin kullanımı ile fertilitede olumlu gelismeler görülmüsse de hiçbir
zaman kıs aylarındaki fertilite oranlarına ulasılamamıstır

Vitamin ve mineral ilaveleri: Antioksidant etkili E vitamini, _ karoten ve
selenyumun suni tohumlama anında ya da postpartum 30. günde kısa süreli
uygulandıgında yaz aylarında gebelik oranları üzerine faydalı etkileri görülmedigi, oysa

uzun süreli B- karoten ilavelerinin laktasyondaki ineklerin fertiliteleri üzerine olumlu
etkileri oldugu bildirilmistir

Hormon tedavileri: Sıcaklık stresindeki ineklerde GnRH uygulanması
folliküler gelisimi ve saglıklı preovülatorik follikülün gelisimini indüklemektedir (1,7).
Yazın laktasyondaki sütçü ineklere östrus döneminde GnRH hormonu uygulanması
gebelik oranını %18’den %29’a çıkarttırmıstır. Ama buna karsın yaz aylarında
tohumlamadan 5–6 gün sonra luteal dokuyu desteklemek amacıyla tek dozluk hCG
(3000 IU.) uygulanmasının fertilite üzerine olumlu bir etkisi olmadıgı bildirilmistir.
Aynı sekilde gebeligi desteklemek amacıyla dısardan uygulanan progesteron
hormonununda olumlu bir etkisi görülmedigi bildirilmistir

Son yıllarda östruslar tespit edilmeksizin yapılan tohumlamaların (Rastgele
tohumlama) fertilite üzerindeki etkileri arastırılmıstır ve bu çalısmanın sonuçlarına göre
bu yöntemin sıcaklık stresinin fertilite üzerine olan olumsuz etkilerini azaltarak
fertiliteyi artırabilecegini göstermistir (1, 2). Rastgele tohumlamaların östrus tespiti
gerektirmeyen ayrı bir avantajı vardır ve bu tür tohumlamalardan sonraki gebelik
oranlarını artırmak için etkili senkronizasyon yöntemleri gelistirilmistir. Bunlar belirli
bir periyot dahilinde luteolitik etkili dozda PGF2_ uygulamasından sonra ovülasyonu
indüklemek amacıyla GnRH veya hCG kullanma prensibine dayandırılmaktadır. Aynı
amaçla fertil bir ovülasyonu saglamak için luteolitik tedaviden sonraki 24–60. saatlerde
GnRH veya hCG hormonlarının kullanılmasının faydalı olduguda bildirilmektedir

Sonuç

Postpartum ineklerde fertilitenin kıs aylarına göre yaz aylarında daha düsük
oldugu konusunda yaygın bir görüs mevcuttur. Yaz aylarında görülen bu etkinin
mekanizması tam olarak ortaya konulmamakla beraber; plazma LH ve östradiol seviyesi

sıcaklık stresine maruz kalmıs ineklerde düsük seyretmekte ve bu durum yılın sıcak
aylarında düsük fertiliteye neden olan önemli bir faktör olarak karsımıza çıkmaktadır.
FSH hormunu açısından ise yaz aylarında muhtemelen küçük folliküllerden salgılanan
inhibin yetersizligine baglı olarak bu hormon salınımında bir artıs oldugu görüsü
yaygındır. Arastırmalar; sıcaklık stresinin plazma progesteron seviyesine olan etkisi
konusunda tutarlı sonuçlar vermemekte ve progesteron hormonunun yaz aylarında
görülen infertilite üzerine olan etkisinin tam olarak ortaya konulamadıgı
bildirilmektedir.
Yaz aylarında sıkça görülen bu infertiliteyle mücadele için olası üç yöntem
Bulunmaktadır

Sıcak havalarda serinletici sistemler fayda saglayabilir ancak normal fertilite için
yeterli degildir. Ayrıca yaz aylarında görülen infertiliteyi azaltmak amacıyla rasyondaki
enerji dengesine dikkat edilmesi ve normal siklusları olusturabilmek için hormonal
tedavilerin geregi gibi kullanılması gerektigi bildirilmektedir


*Dicle Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dogum ve Jinekoloji ABD. Diyarbakır
**Istanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dogum ve Jinekoloji ABD. Istanbul
Servet BADEMKIRAN* Kazım GÜVENÇ**


Kaynaklar
1. Alnmier, M. De Rosa, G., Grasso, F., Napolitana, F., Bordi, A.: Effect of
climate on the response of three oestrus synchronisation techniques in lactating
dairy cows. Anim Reprod Sci, 2002; 71: 157–68.
2. De Rensis, F. Scaramuzzi, R.J.: Heat stress and seasonal effects on
reproduction in the dairy cow-a review. Theriogenology, 2003; 60: 1139–51.
3. De Rensis, F. Marconi, P., Capelli, T., Gatti, F., Facciolongo, F., Franzini ,
S., et al.: Fertility in postpartum dairy cows in winter or summer following
estrous synchronization and fixed time A.I. after the induction of an LH surge
with GnRH or hCG. Theriogenology, 2002; 58: 1675–87.
4. Drew, B.: Practical nutrition and managment of heifers and high yielding dairy
cows for optimal fertility. Cattle Practice, 1999; 7: 243–48.
5. Gauthier, D.: The influence of season and shade on estrous behaviour, timing of
preovulatory LH surge and the pattern of progesterone secretion in FFPN and
Creole heifers in atropical climate. Reprod Nutr Dev, 1986; 26: 767–75.
6. Gilad, E., Meidan, R., Berman, A., Graber, Y., Wolfenson, D.: Effect of heat
stress on tonic and GnRH-induced gonadotrophin secretion in relation to
concentration of estradiol in plasma of cyclic cows. J Reprod Fertil, 1993; 99:
315–21.
7. Güzeloglu, A. Ambrose, J.D., Kassa, T., Diaz, T., Thatcher, M.J.,
Thatcher, W.W. Long term follicular dynamics and biochemical characteristics
of dominant follicles in dairy cows subjected to acute heat stress. Anim Reprod
Sci, 2001; 66: 15–34.
8. Gwazdauskas, F.C. Thatcher, W.W., Kiddy, C.A., Pape, M.J., Wilcox, C.J.:
Hormonal pattern during heat stress following PGF2_-tham salt induced luteal
regression in heifers. Theriogenology, 1981; 16: 271–85.
9. Hansen, P.J.: Strategies for enchancing reproduction of lactating dairy cows
exposed to heat stress. In: Proceedings of the 16th Annual Convention American
Embryo Transfer Association. Madison; 1997. p. 62–72.
10. Howell, J.L. Fuquay, J.W. Smith, A.E.: Corpus luteum growth and function in
lactating Holstein cows during spring and summer. J Dairy Sci, 1994;77:735–39.
11. Jolly, P.D. McDougall, S., Fitzpatrick, L.A., Macmillan, K.L., Entwhitsle,
K.: Physiological effect of under nutrition on postpartum anoestrous in cows. J
Reprod Fertil Suppl, 1995; 49: 477–92.
12. Lamming, G.E. Royal, M.D.: Ovarian hormone patterns and subfertility in
dairy cows. In: Diskin MG, Editor. Fertility in the high-producing dairy cow,
vol. 26. BSAS Endiburgh: Occasional Publication: 2001 p. 105–118.
13. Roth, Z. Meidan, R. Braw-Tal, R. Wolfenson, D. Immediate and delayed
effect of heat stress on follicular development and its association with plasma
FSH and inhibin concetration in cows. J Reprod Fertil, 2000; 120: 83–90.
14. Roth, Z. Meweidan, R. Shaham-Albalancy, A. Braw-Tal, R. Wolfenson, D.:
Delayed effect of heat stress on steroid production in medium-size and
preovulatory bovine follicles. Reproduction, 2001; 121: 745–51.
15. Wilson, S.J. Marion, R.S. Spain, J.N., Spiers, D.E., Keisler, D.H, Lucy,
M.C.: Effect of controlled heat stress on ovarian function in dairy cattle:
I.Lactating cows. J dairy Sci, 1998; 1: 2124–31.
16. Wise, M.E. Armstrong, D.V., Huber, J.T., Hunter, R., Wiersma, F.:
Hormonal alterations in the lactating dairy cow in response to thermal stress. J
Dairy Sci, 1988; 71: 2480–85.
17. Wolfenson, D. Lew, B.J. Thatcher, W.W., Graber, Y., Meidan, R.: Seasonal
and acute heat stress effects on steroid production by dominant follicles in cow.
Anim Reprod Sci, 1997; 47: 9–19.
18. Younas, M. Fuquay, J.W., Smith, A.E., Moore, A.B.: Estrus and endocrine
responses of lactating Holsteins to forced ventilation during summer. J Dairy
Sci, 1993; 76: 430–34.

2 σχόλια:

  1. If one innocently applies an insufficient amount of sealer on a very porous concrete
    material, the said material may not be effective at all.
    concrete finishing
    is very much like smoothing out frosting on a birthday cake.

    However, both the methods have their own pros and cons.

    ΑπάντησηΔιαγραφή
  2. Here you can have tremendous savings, as you can learn the whole process
    without smashing up an airplane. Now player can think
    that why they select this game. Best of all, the basic version of this
    game is free. If you are running your simulator
    for commercial purpose and there are people playing with their own golf clubs, ask them to wipe their clubs with a wet clean piece
    cloth. Yes, it may be true, but the training flights are different.

    ΑπάντησηΔιαγραφή