Τετάρτη, 6 Οκτωβρίου 2010

Sütçü Ineklerde Dogum Felcinin Karaciger Yaglanması ile Ilgisi



Sütçü Ineklerde Dogum Felcinin Karaciger Yaglanması ile Ilgisi
Mutlu SEVINÇ, Veysi ASLAN
Selçuk Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Konya-TÜRKIYE

Özet : Bu çalısma ülkemizde sık olarak görülen metabolik hastalıklardan, dogum felci’nin (hipokalsemi) karaciger yaglanması ile olan
ilgisini ortaya koymak, ayrıca plazma iyonize kalsiyum (ICa++), normalize kalsiyum (Norm Ca++), kan pH, HCO3, PO2, PCO2 ve BE
konsantrasyonu ve bazı metabolik (P, Mg, Na, K, ALT fosfolipid, protein CPK, albumin, kolesterol) profillerin belirlenerek, bunların
teshis ve tedavideki önemini ortaya koymak amacıyla yapıldı. Tüm hayvanların klinik ve laboratuvar muayeneleri yapıldı ve
karacigerlerinden perkutaneoz biopsi örnekleri alındı.
Tedavi öncesi kan pH, HCO3, BE, ICa++, TCa++, P, Mg, ALT, fosfolipid konsantrasyonları kontrollere oranla öneli derecede
(p<0.001) düsük, CPK ise aynı derecede yüksek bulundu. Biopsi örneklerinin analizi sonucu hayvanların % 70'inde çesitli derecelerde karaciger yaglanması saptandı.
 Anahtar Sözcükler: Dogum felci, Karaciger yaglanması, Sütçü inek

The Relationship Between Parturient Paresis and Fat Cow Syndrome in Dairy Cows Abstract: This study was conducted to find out the association between parturient parasis and fatty liver. Ionized and normalized calcium concentrations in the plasma and blood pH, HCO3, PO2, BE various metabolic profiles (P, Mg, Na, K, ALT, fosfolipid, protein, CPK, albumine, cholesterol) in the serum samples were evaluated in order to reach a diagnostic and therapeutic results. All the cows were subjected to clinical and laboratory determinations and percutaneous liver biopsy was provided. The blood pH, HCO3, BE, ICa++, TCa++, P, Mg, ALT and fosfolipid concentrations were significantly (p<0.001) lower, in a contrast the value of CPK was significantly (p<0.001) elevated. The evaluation of biopsy specimens of the both experimental and control groups of cows revealed that, 70 percent of cows in the experimental group had varying degrees of fatty liver while, cows in the control group had no evidence of fatty liver.

 Key Words: Parturient parasis, Fat cow syndrome, Dairy cows

Giris
 Dogum felci, yüksek süt verimli ineklerde dogumu takiben ilk bir kaç gün içinde rastlanan en eski metabolizma hastalıklarından biridir. Yetiskin sütçü sıgırlarda kalsiyum yetersizligi, flassid paraliz, dolasım kollapsı, bilinç kaybı ve neuromuskuler disfonksiyonlar, hipokalsemi, hipofosfatemi ve hipermagnezemi ile karakterize bir hastalıktır (1, 2, 3). Hastalıgın indsidansı süt veriminin yükselmesiyle artar. Hastalıgı etçi sıgırlar, koyunlar ve keçilerde nadiren (2, 4), atlarda ise (5) çok az rastlanır.

Yüksek süt verimli ineklerde rastlanılan önemli metabolik hastalıklardan biri de karaciger yaglanmasıdır. Bu hastalıgın kültür ırkı sütçü sıgırcılıgın yaygın olarak yapıldıgı bir çok ülkede (6, 7) ve bu arada ülkemizde de görüldügü bildirilmektedir (8, 9, 10, 11). Karaciger yaglanmasının bir çok metabolik ve enfeksiyöz hastalıga zemin hazırladıgı savunulmaktadır (8, 9, 10). Kuru dönem bakım ve beslenmesi ile önemli ölçüde iliskili olan dogum felci ve karaciger yaglanması ile ilgili ülkemizde bazı çalısmaların (8, 9, 10, 11) olmasına ragmen, bu iki metabolizma hastalıgı arasındaki iliski üzerine fazla çalısma yapılmamıstır.

 Sunulan çalısmada, dogum felci bulunan hayvanlarda karaciger yaglanma yüzdelerinin belirlenerek, hastalıkların birbirleriyle olan ilgisini arastırmak ve bu hayvanlada ICa++, Normalize kalsiyum (Norm Ca++) konsantrasyonu ve bazı metabolik profillerinin belirlenerek, bunların teshisteki önemlerinin ortaya konması amaçlanmıstır Materyal ve Metot Arastırmanın materyalini, halk elinde bulunan 20 adet Holstein ve Isviçre Esmeri hipokalsemili sıgır, kontrol grubunu ise Konya Hayvancılık Merkez Arastırma Enstitüsünda bulunan yeni dogum yapmıs 10 bas saglıklı Isviçre Esmeri sıgır olusturmaktadır. Hasta hayvanların muayene ve tedavisi ile örneklerin alınması, serbest veteriner hekimlerin destegi ile mahallinde gerçeklestirildi. elde edilen serumlardan, AST, ALT, CPK, alkalen fosfataz (ALK-P) enzim aktiviteleri, TCa++, P+, Mg++, fosfolipid (F-LIP), trigliserit (TRIGL), kolesterol (KOLEST), total protein (TP) ve albumin (ALB) konsantrasyonları ticari hazır kitlerle otoanalizör cihazlarında* ölçüldü. Heparinli kan örnekleri 2-6 saat içerisinde kan gazları cihazında** islenerek kan pH, plazma HCO– 3, plazma BE, kan PCO2, kan PO2, hemoglobin (Hb), hematokrit (Hct), plazma Na+, plazma K+ ve plazma ICa++ konsantrasyonları belirlendi. Norm Ca’un hesaplanmasında, Ballantine ve Herbein (12) tarafından bildirilen, logCa7.4 = logCax - .24 (7.4- x) formülü kullanıldı.
Deneme grubu ve saglıklı hayvanlardan karaciger biyopsi örnekleri alınmadan önce karaciger perküsyonu ile karaciger bölgesi belirlendi ve perkutan biopsi ignesi yardımıyla teknigine uygun olarak numuneler alındı. Alınan biyopsi örnekleri, formol-kalsiyum tespit solusyonunda +4ºC’de ve karanlıkta 16 saat süreyle tespit edildi. Kriyostatta 12 μ kalınlıgında alınan dondurma kesitleri Oil Red O ve Sudan Black boyaları ile boyandı. Objektif ve okuler mikrometre kullanılarak karaciger epitel hücreleri içerisindeki yagların sitoplazmada kapladıkları alan μm2/100 μm2 cinsinden 1000'lik büyütme kullanılarak ısık mikroskobu yardımı ile ölçüldü. Her biyopsi preparatında, tesadüfi olarak seçilen 5 degisik görüntü alanında yapılan ölçümden sonra elde edilen ortalama deger, o vakanın karaciger yaglanma yüzdesi olarak kabul edildi. % 10'un altında yaglanma görülen vakalar hafif, % 10 - 20 arası orta ve % 20'nin üzeri siddetli karaciger yaglanması olacak sekilde degerlendirildi Deneme grubundaki hayvanların tedavi öncesi ve tedavi sonrası degerleriyle kontrol grubu arasında farklılıgın önemini tespit etmek için Fisher'in F testi, gruplar arasındaki önemin tespiti için Duncan testi kullanıldı.

 Ayrıca deneme grubunun karaciger yaglanma yüzdeleri ile laboratuvar bulguları arasında korelasyon yapıldı Bulgular Klinik bulgulara göre dogum felci teshisi, toplam 20 adet vakanın 3'ünde dogumdan 2-8 saat sonra, 2'sinde dogumdan 12 saat sonra, 5'inde dogumdan 24 saat sonra, 2'sinde dogumdan 36 saat sonra, 4'ünde dogumdan 48 saat sonra, 1'inde dogumdan 72 saat sonra, 1'inde dogumdan 20 gün sonra ve 2'sinde 9 aylık gebelik döneminde konuldu. Bu hayvanlarda belirlenen TCa konsantrasyonlarına göre hayvnaların 2'sinde hastalıgın birinci dönemde, 13'nde ikinci dönemde ve 5'nde de üçüncü dönemde oldugu tespit edildi. Hayvanların yaslarının 3-10 yas arasında oldugu ve süt verimlerinin yıllık 3500 ila 4500 kg arasında degistigi ögrenildi. Tedaviden önce, tedaviden sonra ve kontrol grubu hayvanlarda saptanan nabız, solunum ve rektal ısı ortalama degerleri ve bunların standart sapmaları Tablo 1'de verildi. Hipokalsemili hayvanlarda tedavi öncesi, tedavi sonrası ve kontrol grubu kan pH, PCO2, PO2 plazma HCO– 3, BE konsantrasyon ortalamaları ve standard sapmaları Tablo 2'de verildi. Deneme ve kontrol grubu hayvanların kan Hb, Hct, serum TCa++, P+, Mg++, plazma ICa++, Norm Ca++, Na+ ve K+ konsantrasyon ortalamaları ve standart sapmaları Tablo 3'de verildi. Deneme ve kontrol grubu hayvanların serum AST, ALT, ALK-P, CPK, F-LIP, TRIGL, KOLEST, TP, ALB konsantrasyon ortalamaları ve standart sapmaları Tablo 4'de verildi. Hipokalsemili hayvanlardan alınan karaciger biopsi örneklerinde, 3 hayvanda siddetli (% 20, 22.7 ve 29.9) 2 hayvanda orta siddette (% 11 ve 18), 9 hayvanda hafif siddette (% 1 ile 8.3 arasında) ve 6 hayvanda da yaglanmaya rastlanılmadı (Sekil 1, 2, 3).

 Kontrol grubu hayvanların karaciger biopsi örneklerinin hiç birisinde yaglanmaya rastlanmadı. Tartısma Bu çalısmada toplam 20 vakanın 16'sında hastalıgın literatür (3, 14, 15) verilerine uygun olarak dogumdan sonra ilk 48 saat içinde meydana geldigi tespit edildi. Dogum felci bulunan hayvanlarda pek çok arastırmacının da (2, 4, 15) bildirdigi gibi, rektal ısı ortalamalarında önemli düsme (p<0.01) tespit edildi. Tedaviden önce belirlenen solunum sayısı ortalaması, solunum kaslarındaki parezisden dolayı önemli ölçüde (p<0.01) düsük bulundu. Kan pH, PCO2, PO2 ve plazma HCO– 3 konsantrasyonlarında herhangi bir degisiklik izlenmezken, BE degerinde önemli düsme gözlendi. Bu düsüs hayvanların uzun süre yerde yatmaları sonucu sekillenen doku hipoksisi ve buna baglı olarak açıga laktik asit miktarına baglanabilir. Tedavi sonrası hayvanlarda sekillenen metabolik asidozis ise tedavide kullanılan oldukça düsük pH’ya sahip (pH: 3.72) kalsiyum preparatlarına baglıdır Karaciger yaglanmasında serum trigliserid, fosfolipit ve kolesterol konsantrasyonlarının düstügü bildirilmektedir (16, 28). Bu çalısmada deneme grubundaki hayvanlarda kontrol grubu hayvanlara göre serum kolesterol (p<0.05) ve fosfolipid konsantrasyonu (P<0.01) düsük bulunurken, serum trigliserit konsantrasyonları önemsiz ölçüde (P>0.05) azaldı. Karaciger
yaglanma yüzdesi ile bu parametreler arasında yapılan
korelasyonda, yaglanma yüzdesi ile serum kolesterol
konsantrasyonu arasında önemli ölçüde (p<0.01) negatif
bir korelasyon tesbit edildi. Sıgırlarda fosfolipid
konsantrasyonun belirlenmesi, hayvanların lipoprotein
durumları hakkında fikir verir (16). Bu çalısmada deneme
grubu hayvanlarda fosfolipid ve kolesterol konsantrasyonunun
düsük olması hepatik lipoprotein sekresyonunun
azalmıs olabilecegini gösterebilir. Serum
trigliserit konsantrasyonunda önemli düsme beklenirken,
düsmenin önemli olmaması, hayvanların büyük
çogunlugunda karaciger yaglanmasının siddetli olmayısına
baglanabilir

Hipokalsemili hayvanlarda serum total protein ve albumin
konsantrasyonun degismedigi bildirilmektedir
(18). Fakat karaciger yaglanması bulunan hayvanlarda,
yaglanmanın siddetine paralel olarak total protein ve
albumin konsantrasyonunun azaldıgı bir çok arastırıcı
(6, 29, 30) tarafından bildirilmektedir. Bu çalısmada
tedaviden önce ölçülen serum total protein konsantrasyonu
p<0.01) ve serum albumin konsantrasyonu
(p<0.05) kontrol grubu hayvanlarda göre düsük bulundu.
Karaciger yaglanması ile bu parametreler arasında
yapılan korelasyonda serum albumin konsantrasyonunun,
karaciger yaglanma yüzdesi ile önemli derecede
(p<0.05) negatif olarak iliskili oldugu belirlendi. Bu sonuçlar,
deneme grubundaki hayvanların büyük çogunlugunda
belirlenen karaciger yaglanmasına baglı olarak,
karaciger ve barsak mukozal hücrelerinde protein sentezinin
azaldıgını ve özellikle kalsiyum baglayan protein
sentezindeki aksamalar sonucu, barsaklardan absorbe
edilen Ca++'ın kana tasınamaması, hayvanları dogum
felcine predispoze hale getirebilecegi seklinde yorumlanabilir.
Ayrıca karaciger yaglanmasına baglı olarak gastrointestinal
sistemde meydana gelen atoni, yeterli sekilde
protein absobsiyonunun saglanamamasına neden olarak
hipoproteinemiye katkıda bulunabilir.


Sonuç olarak dogum felci vakalarının teshisinde
ICa++, Norm Ca++ seviyesinin ve metabolik profilin belirlenmesinin
önemli oldugu ve hayvanların büyük çogunlugunda
çesitli derecelerde karaciger yaglanmasının
tespit edilmesi, dogum felcinin karaciger yaglanması ile
iliskili oldugunu göstermektedir. Bu nedenle dogum felcinin
tedavisinde karaciger yaglanmasının da göz önünde
tutularak, kalsiyumla birlikte karaciger koruyucu ve
lipotropik etkili ilaçların verilmesinin faydalı olacagı kanısına
varıldı.

Kaynaklar

1. Miettinen, P. (1993). Is Nine Grams of Calcium anough for Treatment
of Parturient Parasiss?, Acta Vet. Scand. Suppl. 89, 137-
138.
2. Oetzel, G.R. (1988). Parturient Parasis and Hypocalcemia in
Ruminant Live-stock. Veterinary Clinics of North America: Food
Animal Practise. 4, 2, 351-363.
3. Aslan, V., Astı, R.N., Nizamoglu, M., Tekeli, T., Basoglu, A. ve
Demirci, Ü. (1989). Postpartum dönem hastalıklarının Yaglı karaciger
sendromu ile ilgisi. S.Ü. Vet. Fak. Derg., 4, 1, 21-36.
4. Allen, W.M. and Sensom, B.F. (1986). Parturient Parasis (Milk
Fever) and Hypocalcemia (Cows, Ewes and Goats). Current Veterinary
Therapy: Food Animal Pratice 2, W.B. Saunders Company,
Philadelphia.
5. Richardson, J.D., Harrison, L.J. and Edwards, G.B. (1991). Two
Horses with Hypocalcaemia. Vet. Rec., 129, 5, 98.
6. Roberts, C.J. and Reid, I.M. (1986). Fat Cow Syndrome and Subclinical
Fatty Liver. Current Veterinary Therapy Animal Practice.
W.B. Saunders Company, Philadelphia.
7. Ballantine, H.T., Herbein, J.H. (1991). Potentiometric Determination
of Ionized and Total Calcium in Blood Plasma of Holstein
and Jersey Cows. Dairy Sci. 74, 2, 446-449.
8. Aslan, V., Eren, Ü., Sevinç, M., Öztok, I. ve Isık, K. (1993).
Yüksek süt verimli ineklerde kuru dönem ve dogum sonrası
metabolik profildeki degisiklikler ve bunların karaciger yaglanması
ile ilgisi, S.Ü. Vet. Fak. Derg., 9, 2, 38-45.
9. Aslan, V., Astı, R.N., Nizamlıoglu, M., Tekeli, T., Basoglu, A. ve
Demirci, Ü. (1989). Postpartum Dönem Hastalıklarının Yaglı Karaciger
Sendromu ile Ilgisi. Selçuk Üniv. Vet. Fak. Dergisi. 4, 1,
43-51.
10. Astı, R.N., Aslan, V., Nizamlıoglu, M., Demirci, Ü., Tiftik, A.M. ve
Gökçay, Y. (1989). Süt ineklerinde Yaglı Karaciger Sendromu
Üzerine Arastırmalar. Selçuk Üniv. Vet. Fak. Dergisi. 4, 1, 21-36.
11. Nizamlıoglu, M., Aslan, V. ve Durgun, Z. (1989). Süt Sıgırlarının
Yaglı Karaciger Sendromunda Bazı Kan Degerleri. Selçuk Üniv.
Vet. Fak. Dergisi. 4, 1, 37-41.
12. Breukink, H.J. (1993). Dutch Experiments Related to Milk Prevention.
Acta Vet. Scand. Suppl. 89, 125-128.
13. Düzgünes, O., Kesici, T. ve Gürbüz, F. (1993). Istatistik metodları,
2. baskı, A.Ü. Zir. Fak. Yay., No: 1291, Ankara.
14. Julien, W.E., Conrad, H.R., Hibbs, J.W. and Crist, W.L. (1977).
Milk Fever in Dairy Cows. VIII. Effect of Injected Vitamin D3 and
Calcium and Phosphorus Intake on Incidence. J. Dairy Sci. 60, 3,
431-436.
15. Aslan, V. (1994). Veteriner Iç Hastalıklar Mimoza Yay. Konya.
16. Herdt, T.H. (1988). Fatty Liver in Dairy Cows. Veterinary Clinics
of North America: Food Animal Practice (July) 4, 12, 269-287.
17. Gaynor, P.J., Mueller, P.J., Miller, J.K., Ramsey, N. Goff, P. and
Horst, R.L. (1989). Parturient Hypocalcemia in Jersey Cows Fed
Alfalfa Haylage-Based Diets with Different Cation to Anion
Rations. J. Dairy Sci. 72, 10, 2525-2531.
18. Dauth, J., Dreyer, M.J. and Coning, J.P. (1984). Ionized Calcium
Versus Total Calcium in Dairy Cows. Journal of the south African
Veterinary Association. 01, 71-72.
19. Andrews, A.H., Laven, R. and Maisey, I. (1991). Treatment and
Control of an Outbreak of fat Cow Syndrome in a Large Dairy
Herd. The Veterinary Record. 129, 216-219.
20. Gerloff, B.J., Herdt, T.H. and Emery, R.S. (1986). Relationship of
Hepatic Lipidosis to Health and Performance in Dairy Cattle.
JAVMA. 188, 8, 845-850 (April 15).
21. Haass, C.L. and Eness, P.G. (1984). Bovine Fatty Liver Syndrome.
Iowa State Veterinarian. 46, 2, 108-111.
22. Higgins, R.J. and Anderson, W.S. (1983). Fat Cow Syndrome in a
British Dairy Herd. The Veterinary Record. (November 12), 113,
20, 461-463.
23. Marrow, D.A. (1975). Fat Cow Syndrome. Journal of Dairy Science.
59, 9, 1625-1629.
24. Avidar, Y., Bogin, E. and Boback, S. (1986). Fatty Liver Syndrome
in Farm Animals-Biochemical and Pharmacological
Aspects. Isr. J. Med. 42, 4, 318-323.
25. Marrow, D.A., Hillman, D., Dade, A.W. and Kitchen, H. (1979).
Clinical Investigation of a Dairy Herd with the Fat Cow Syndrome.
JAVMA 174, 2, 161-167.
26. Reid, I.M., Roberts, C.J., Treacher, R.J. and Williams, L.A.
(1986). Effect of Body Condition at Calving on Tissue Mobilization,
Development of Fatty Liver and Blood Chemistry of Dairy
Cows. Anim. Prod. 43, 7-15.
27. Waage, S. (1984). Milk Fever in the Cow-Course of Disease in
Relation to the Serum Activity of Aspartat Aminotransferase, Alanine
Aminotronsferase, Creatine Kinase and Gamma-
Glutamyltransfrerase. Nord. Vet. Med. 36, 282-295.
28. Hıdıroglu, M. and Hartin, K.E. (1982). Vitamins A, E and Selenium
Blood levels in the Fat Cow Syndrome, Can. Vet. J., 23:
255-258.
29. Reid, I.M. (1986). Diagnosis of Fatty Liver in Dairy Cows. Isr. J.
Vet. Med. 42, 4, 399-404.
30. West, H.J. (1990). Effect on Liver Function of Acetonaemia and
the Fat Cow Syndrome in Cattle. Res. Vet. Sci., 48, 2, 221-227

1 σχόλιο:

  1. Bloğunuzdaki paylaşımlarınızı beğenerek takip ediyoruz.Paylaşımlarınızın ve başarılarınızın devamını dileriz.Dell notebook servisleri.

    ΑπάντησηΔιαγραφή